ARDAHAN – Türkiye’nin gastronomi haritası üzerine yapılan güncel bir araştırma, serhat şehri Ardahan’ı beklenmedik bir sıralamaya yerleştirdi. Araştırma sonuçlarına göre Ardahan, gastronomi konusunda Türkiye’nin en zayıf illeri arasında 12. sırada gösterildi. Ancak bölge halkı ve uzmanlar, bu sonuçların gerçeği yansıtmadığını, asıl sorunun zengin mutfak kültürünün yeterince tanıtılamaması olduğunu vurguluyor.
Ardahan gastronomisi, yüksek rakımlı yaylaların sunduğu eşsiz hayvancılık imkanları ve sert iklim koşullarına direnç sağlayan yüksek enerjili besinlerle şekilleniyor. Organik süt ürünleri, tereyağı ve meşhur kaz eti, bu mutfağın sarsılmaz sac ayaklarını oluşturuyor.
Şehrin gastronomi kimliğini kanıtlayan ve resmi makamlarca tescillenen birçok ürün, aslında bölgenin ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor:
Ardahan mutfağı sadece hammaddeleriyle değil, teknik ve sunumuyla da dikkat çekiyor. Doğadan toplanan Evelik Aşı, hamur işinin sanata dönüştüğü Hıngel ve Feselli, geleneksel Haşıl, besleyici Bozbaş ve Çıldır Gölü’nün kış mucizesi Sarı Balık, bölgeye özgü gastronomi deneyiminin parçaları arasında yer alıyor.
Gastronomi alanındaki bu "tanıtım eksikliği" eleştirilerine karşın, şehir akademik düzeyde atağa kalkmış durumda. Ardahan Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü, bölge mutfağını bilimsel yöntemlerle koruma altına alırken, yeni nesil şeflerle bu kültürü uluslararası düzeye taşımayı hedefliyor.
Sektör temsilcileri, Ardahan’ın bu tür araştırmalarda alt sıralarda kalmasının "lezzet yoksunluğundan" değil, "markalaşma ve doğru iletişim stratejisi" eksikliğinden kaynaklandığı görüşünde birleşiyor.